OKUMA VE ANLAMA
- Mustafa Yıldız
- 8 Ara 2025
- 6 dakikada okunur
OKUMA – ANLAMA KAZANIMLARININ KAVRATILMASI
Okuma – anlama şu an uygulanmakta olan sistemin en önemli unsurudur. Çünkü ilkokulu kapsayan 1.2.3.ve 4. Sınıflardaki konuların tamamı kavraması kolay konulardır. Bu konuların kavratılması ile ilgili bir sıkıntı genel olarak yoktur. Temel sıkıntı öğrencilerin bildikleri konularda bile , soru ile karşılaştıklarında , soruyu anlayıp cevap üretememeleridir. Bu açıdan bakıldığında , sadece Türkçe dersi ile ilgili gibi görünen okuma anlama etkinliklerinin, tüm konulardaki ilerlemenin anahtarı olduğu açıktır.
Okuma – anlama bir süreçtir. Bu süreci iyi yönetebilmek için , sürecin aşamalarını iyi bilmek ve her aşamadaki öğrenciye hitap eden etkinlikler geliştirebilmek gerekir. Okuma- anlama sürecini genel olarak 2 ana kola ayırmak mümkündür. Bunlardan birincisi okumak , ikincisi ise anlamaktır. Öncelikle birinci kısım ile ilgili bilgilere bakalım. Bu konuda yapılabilecekleri değerlendirelim.
OKUMA
Yapılan bir çok araştırmada , okuduğunu anlamanın gerçekleşebilmesi için, akıcı ve hızlı okumanın birinci şart olduğu belirtilmiştir. Çünkü akıcı okuyamayan bir kişi, okuduğu metinde anlam bütünlüğü kuramaz ve metnin tümünü algılayamaz. Parça parça gerçekleşen bir anlamada metnin anlaşıldığı anlamına gelmez. Okuma 1. Sınıfta verilen bir kazanımdır. İlkokulda verilen en önemli kazanımda okumadır.
Günümüzde yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde ses temelli cümle yöntemi ile okuma yapılmaktadır. Bu yöntemin temeli , Türkçe alfabeyi oluşturan 29 harfin kavratılması ve birleştirilmesi ile okuma sağlanmasıdır. Bu aşamada görüldüğü üzere en önemli konu harflerin tam olarak tanınmasıdır.
Çocukların harfleri tanımaları hem okumaları hemde hızlı okumaları için ön koşuldur. Sesleri tanıma aşaması okuma için çok önemlidir. Bununla ilgili yapılacak çalışmalar ;
1. Seslerin yazdırılması en etkili yöntemdir. Öğrencilere ses kavratıldıktan sonra , her sesi defter e yüksek sesle seslendirerek yazmaları istenir. Çocuk birkaç sayfa seslendirerek yazı yazdığında , o sesi yüksek ihtimalle kavrayacaktır.
2. Çocuklar bazı sesleri kavramakta zorlanacaktır. Bu durumda o sesin olduğu bir çalışma kağıdı hazırlanabilir. Örneğin ‘n ‘ sesini karıştıran bir çocuğa nar resmi altında ‘nar ‘ yazısı olan , yada içerisinde ‘n’ sesi olan kelimeler bularak , bunları resimler ile eşleştirerek , öğrencinin o sesi kavraması sağlanabilir.
3. Bazı sesler , ( n- m , y – g , c- ç , d-b ) sık sık karıştırılır. Bu sesleri birlikte vermek , bu tip sorunlara neden olabilir. Burada yapılması gereken , her bir sesi ayrı ayrı öğretmektir. Eğitim bir süreçtir ve acele etmeye gelmez. Bu seslerden örneğin d sesine bir gün ayırıp verdikten sonra b sesini ya hiç vermeyin yada sonraki haftalarda verin. D sesi oturunca b sesini de otomatik olarak kavrayacaktır.
4. Yukarıdaki çalışmalara rağmen çocuk hala sesleri karıştırıyor ise karışık sesler yazın ve karıştırdığı sesi bulmasını isteyin. Yani bir nevi bulmaca yaptırın. Sonunda da ödül koyun bu da sesin kavranmasını sağlar.
Sesi kavrattıktan sonra birleştirme mantığı kavratılır. Bu aşamada çocuklar farkı birleştirme teknikleri uygularlar. Kimi çocuk sesleri tek tek söyler birleştirir. Kimi çocuk ise sesleri arka arkaya ekleyerek birleştirir. Bizim önerimiz ise sesleri heceleyerek söylemesidir. Okuma hızını düşüren yanlış okumalar :
1. Çocuk içinden okuyup dışarı bir kerede söylerse , doğru okur fakat bu okuma hızını düşürür. Yani içinden okuma genel olarak tasvip ettiğimiz bir yöntem değil. Çocuk burada aynı kelimeyi iki kez okumuş olur.
2. Çocuk kelimeyi bir bütün olarak ele alır. Bu tip çocuklar özellikle uzun kelimeleri okumada sorun yaşarlar. Yani otomobil ‘ i okurken , o – ot – oto – otom …. Şeklinde birleştirir. Bunun önüne geçmenin etkili yolu okuduğu heceyi tekrarlamamasını söylemenizdir.
Yukarıdaki yanlış okumalar okuma hızını düşürür. Doğru okuma stratejisi , çocukların gördükleri sesleri hece hece birleştirmeleri ve zaman içerisinde gerçekleştirilecek okuma çalışmaları ile seri okumaya geçmeleridir. Bu tip bir okuma yapan bir çocuğun, önceleri heceleyerek yavaş okurken , zamanla hızlandığını göreceksiniz.
Okumanın hızlandırılması , temelde sık okuma yaparak , çocukların heceleri anımsamasına bağlıdır. Yani çocuk aynı heceyi 3 kez gördüğünde 4. de aynı heceyi seri şekilde söyleyecektir. Bu da okumayı hızlandırır.
Okuma hızı ortalama ;
1. Sınıf için ; 30 kelime ve üzeri ,
2. Sınıf için ; 50 kelime ve üzeri ,
3. Sınıf için ; 70 kelime ve üzeri ,
4. Sınıf için ; 90 kelime ve üzeri olması gerekmektedir. Bu rakamların altında gerçekleşen okumalarda anlamanın gerçekleşmesi zordur. ( okuma-anlama gerektirecek metin, soru, testler her sınıf seviyesinde farklıdır. Bu yüzden okuma sayıları da her sınıf seviyesinde farklılık gösterir. Denemelerde bile 2. Sınıfta 50 soru varken , 3 te 60 , 4 te 70 soru olur genelde. Yani her sınıfın kendi düzeyine göre ortalama okuma sayıları buna yakındır.)
Okuma bu sayılarda gerçekleştiğinde , anlama etkinlikleri yapılmaya başlanabilir. Okumayı hızlandırmanın en etkili yolu yine okuma yaptırmaktır. Ayrıca sesleri karıştıran çocuklar için yukarıdaki çalışmaları yaptırmanızda fayda sağlayacaktır.
ANLAMA
Anlama , seri ve doğru okuma gerçekleştikten sonra verilmesi gereken bir kazanımdır. Çocuklar okuduklarını anladıkları ölçüde başarılı olacaklardır. Şimdi okuma anlamanın gerçekleşmesi için gerekli olan unsurları ele alalım ;
1. Çocukların okudukları metini zihinlerinde canlandırmaları gerekir. Yani çocukların okudukları metindeki kelimelerin çocukların zihninde bir karşılık bulması gerekir. Çocuklar ne kadar çok kelime bilirlerse , o kadar çabuk anlarlar. Bu aşamada yapılacak en önemli çalışma , çocukların bilmedikleri kelimelerle ilgili sordukları sorulara cevap vermenizdir. Ayrıca çocuklara sözlük çalışması yaptırılarak ta kelime haznesini geliştirmeleri sağlanabilir.
2. Ayrıca çocukların konu ile ilgili hazır bulunuşluk düzeyinin de konuyu anlamak için yeterli olmalıdır. Bunu sağlamanın da en etkili yolun bir konuyu işlerken , konunun baştan anlatılmasıdır. Mesela konu cümlenin öğeleri. Konuya önce kelime kavramı ile başlamak çocuğun hazır bulunuşluk düzeyinin artmasını sağlayacaktır.
Anlamlandırma zihindeki geçmiş bilgilerimizle , okuduklarımızı bağdaştırmak suretiyle gerçekleşir. Bu aşamada uygulanacak bir takım stratejilerle okuma – anlamayı gerçekleştirebiliriz. Bu aşamada uygulanacak stratejileri ele alalım ;
1. Okuma öncesi uyarma ; öğrenciyi okuyacağı metin üzerinde uyarmak, metin hakkında bilgi vermek öğrencinin merak duygusunu harekete geçirir. Bu da motivasyon sağlar. Tüm öğrenmelerin temelinde uygun motivasyonun sağlanması yatar. Aslında bu sadece eğitim – öğretim açısından değil , tüm işlerde uygun motivasyonla başarı sağlanabilir. Örneğin 10 soruluk bir test yapıyorsunuz. Test öncesi çocuklara ‘ çocuklar 10 soruluk bir test çözeceğiz. Testimizin konusu duyu organlarımız. Şimdi duyu organlarımızın neler olduğu bir düşünün. Sonra teste başlayın ‘ şeklinde bir yönlendirme , testin başarısını artıracaktır.
2. Okuduğunu kendine anlatması ; çocuk , metni yada soruyu okuduktan sonra çocuğa metni veya soruyu anlatmasını isteyin. Okuduğu bir metinse özetlemesini , soru ise aklında kaldığı şekliyle anlatmasını isteyin. Böylelikle çocukların soruya yada metne hakim olması sağlanabilir.
3. Önemli yerleri vurgulama ; bu özellikle soru okurken sık kullanılabilecek bir yöntemdir. Soruların genelinde son kelime önemlidir. Çocuklara bunun önemli olduğunu vurgulayabiliriz. Ayrıca paragraf sorularında paragrafta , kelimelerin değil , anlamın takibi üzerinde durmakta okuma anlamayı kolaylaştıracaktır. Bunun faydası da , bazen çocuklar bir metinde görmediği bir kelime ile karşılaştıklarında parçadan konudan kopabilirler. Burada çocuğa anlam bütünlüğünü takip etmesi öğretilmelidir. Bunun da en etkili yolu metni ana fikrini belirlemedir.
4. Metnin tamamının okunması ; çocuklar bazen metnin bir kısmını okuyup metin ile ilgili genel bir fikir edinebilirler. Ama bazen okunmayan kısımda yer alan bir bilgi , parçanın akışını bütünüyle değiştirebilir. Testlerde de tüm şıkların okunması gerekliliği bundandır.
5. Başlığı okuyarak metnin içeriğinin canlandırılması; bu etkinlikte metnin anlamlandırılmasına önemli katkı sağlayan bir uygulamadır. İlk maddede belirttiğimiz okuma öncesi uyarmanın , okumanın en başında gerçekleşmesini sağlar. Yani çocuk okuyacağı metin ile ilgili kendini hazırlar. İhtiyacı olan bilgileri bilinçaltından çıkarır. Böylece metni anlamlandırması da kolaylaşır.
6. OKUDUKLARINI ZİHİN DÜNYASINDA CANLANDIRMASI ; yaptığım incelemeler sonunda okuma- anlamanın gerçekleşmesi kullanılabilecek en etkili yöntemin , okunacak konunun çocuğun beyninde canlandırılması olduğunu düşünüyorum. Bunu bir örnekle anlatmak istiyorum ; problem çözmeyi anlatıyoruz diyelim. Örneğin problem şu ;- Ali ‘nin 5 şekeri var. Osman ‘ da Ali ‘ye 6 şeker verdi . Ali ‘nin toplam kaç şekeri olur?
Şimdi çocuklar bir çocuk var ;Ali. Kapatın gözünüzü ve kafanızda bir Ali düşünün. Bu Ali en yakın arkadaşınıza benzeyebilir. Ali’nin elinde ne var ;şeker. Kaç tane 5 tane. Sonra birde Osman var . Osman ‘ı da birine benzetin. Şimdi Osman Ali ‘ye 6 şeker veriyor. Ali ‘ne der; teşekkür eder. Peki Ali’nin kaç şekeri olur? ; 5+6 = 11.
Bu şekilde 5-10 tane problem çözünce , çocuklar kendi kendilerine de bu şekilde drama yapmaya başlıyorlar. Sonuçta problem çözmede , ciddi bir artış sağlanıyor.
Diğer tüm konularda da bu şekilde bir anlatım ve zihinde canlandırma , okuma – anlama sürecine önemli katkı sağlıyor.
7. Test çözerken kullanılacak , zıt şıkları tespit etme; Çocuk soruyu okudu. Zihninde canlandırdı. Ne aradığının farkına vardı. Ama yine de kararsız. Bu aşamada şıkları okumasını öneriyoruz. Sonra şıklardan diğerlerinden kesin olarak ayrılan şıkları çıkartıp , seçeneklerin birbiri arasındaki mantık bağlantısını buluyoruz. Yani seçeneklerin mantığıyla sorunun mantığının uyuşmasını sağlıyoruz.
Yukarıda anlatılanlar, okuma-anlama üzerine yazılmış 4 tez incelendikten sonra , kendi uygulama ve tecrübelerime dayanarak , okuma anlama süreci üzerine yapılabilecekler konusundaki düşüncelerimdir. İnşallah faydalı olur.
Mustafa YILDIZ
Yorumlar